📌 Türkiye "Su Kısıtı" Riskiyle Karşı Karşıya: Sayılar Bize Ne Anlatıyor?

📌 Türkiye "Su Kısıtı" Riskiyle Karşı Karşıya: Sayılar Bize Ne Anlatıyor?

Dün TRT Haber’de yayımlanan DSİ ve TÜİK kaynaklı güncel veriler, ülkemizin su geleceğine dair oldukça ciddi bir tabloyu önümüze koyuyor. Bir ülkenin su zengini sayılabilmesi için kişi başına yıllık en az 1700 metreküp su potansiyeli gerekirken; ülkemizde bu oran şu an 1301 metreküp seviyesine gerilemiş durumda. Nüfus artışı ve küresel iklim değişikliği, bizi hızla "su kısıtı" yaşayan ülkeler sınıfına sürüklüyor. İşin en kritik boyutu ise tarım. 24 milyon hektarlık ekilebilir tarım arazimizin su ihtiyacını karşılamak ve kaynak-ihtiyaç dengesini korumak, artık sadece bir sulama problemi değil, bir ulusal sürdürülebilirlik meselesidir.

Tam da bu güncel gerçekliğin ortasında, önümüzdeki günlerde katılacağım 1. Marmara Sürdürülebilir Çevre Sempozyumu'nda sunacağımız kavramsal modelin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Makro düzeyde DSİ'nin kapalı basınçlı borulu sistemler gibi modern sulama hamlelerini desteklerken; mikro (bitki) düzeyinde de suyu en verimli şekilde kullanacak fizyolojik stratejileri entegre etmek zorundayız. Bu doğrultuda yürüttüğümüz araştırmalarda, Silisyum (Si) uygulamalarının bitkilerde kuraklık ve su stresini tolere etmede nasıl stratejik bir kalkan görevi gördüğünü inceliyoruz.

Silisyum:

🔹 Yaprak epidermisinde birikerek transpirasyonu (terleme ile su kaybını) optimize eder ve su kullanım etkinliğini artırır.

🔹 Kuraklık kaynaklı osmotik baskıyı hafifleterek hücresel bütünlüğü (Membran Stabilitesini) korur.

🔹 Kök morfolojisini destekleyerek kısıtlı suyun maksimum verimle emilmesini sağlar.

Su kaynaklarımızı makro projelerle korurken, bitkilerimizi de akıllı besleme stratejileriyle iklim krizine hazırlamalıyız. Sempozyumda bu bütüncül çözümleri ve kavramsal modelimizi paylaşmak için sabırsızlanıyorum.

 

 

 

Haberin detayları: [](https://www.trthaber.com/haber/gundem/turkiye-su-kisiti-riskiyle-karsi-karsiya-946683.html)